KAFKAS İŞADAMLARI DERNEĞİ
CAUCASUS BUSINESSMEN ASSOCIATION

 

   

 

 

 

 

600 Türk firması Kuzey Ren’i 'yatırım üssü' yaptı

 



 

 

Kuzey Ren Vestfalya, Türk yatırımcıların Avrupa’daki üssü haline geldi. Türkler bölgede 600 firma kurdu. NRW INVEST Türkiye Temsilcilik Müdürü Adem Akkaya, “İşini Avrupa'ya taşımak isteyenlere yardım ediyoruz” dedi.

Kuzey Ren Vestfalya’da yatırım yapan Türk firmalarının yakalayabileceği fırsatlar İstanbul’da ele alındı. 19'uncusu düzenlenen 'DÜNYA Gazetesi Türk Dış Yatırımlar' paneli “Kuzey Ren Vestfalya’da Yatırım ve Almanya’da Şirketleşen Türk Firmalarının Yakalayabilecekleri Fırsatlar” başlığında ve 'Patronlar Buluşması' temasıyla Çırağan Palace Kempinski’de gerçekleştirildi. Toplantıda, Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (NRW) bölgesinde yatırım yapan Elektra Elektronik, Orjin Grup, Zen Pırlanta, Asaş Alüminyum, Metaxdoor, Elkon Beton, Çetin Civata ve Nedex Grup yöneticileri, bölgenin sunduğu avantajları anlattı. NRW INVEST ve İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (İKMİB) desteklediği panelin moderatörlüğünü DÜNYA Gazetesi Tepe Yöneticisi Hakan Güldağ yaptı. Bölgedeki Türk yatırımcı sayısı 600’e ulaşırken, firmalar NRW’yi Avrupa’ya açılan önemli bir kapı olarak görüyor.

AKKAYA: Neredeyse Hollanda kadar üretimi var

Şirketlerinin Almanya'nın Kuzey Ren Vestfalya Yatırım Ajansı olarak faaliyet gösterdiğini söyleyen NRW INVEST Türkiye Temsilcilik Müdürü Adem Akkaya, “İşini Avrupa'ya taşımak isteyen iş insanlarına bu bölgeye gitmelerini sağlamak için çalışıyoruz. İkna edebildiklerimize de bürokratik destek vermek için de uğraşıyoruz” diye konuştu. Alman ekonomisinin yüzde 23’ünün bu bölgede yükseldiğini aktaran Akkaya, “8-9 milyon çalışanıyla ciddi bir bölge olan Kuzey Ren Vestfalya, hemen hemen Hollanda kadar bir üretimi olan bölge” şeklinde konuştu. Bu bölgeye en fazla yatırıma gelen ülkelerden birisinin de Türkiye olduğunu aktaran Akkaya, “Burası Türk yatırımcıların Avrupa üssü haline gelen bir bölge oldu. Türkiye'den bölgede kurulan firma sayısı 600 civarında” değerlendirmesinde bulundu.

PELİSTER: Türkiye’den tedarik Çin’e alternatif görülüyor

Almanya ve Türkiye arasındaki ticari işbirliğinin geliştirilmesi için her iki ülkede de yatırımların teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden (İKMİB) Başkanı Adil Pelister, “Almanya'nın tedarik zinciri içinde olmak çok önemli. Almanya’da ciddi fırsatlar var” dedi. Almanya’da yaşayan 3 milyon Türk’ten dolayı orada olmanın Türkiye’ye değer katacağını aktaran Pelister, “Sadece Almanya ve Türkiye arasında ticaret olarak değil üçüncü ülkelerle beraber işbirliği yapabileceğimiz alanlar da var. Kuzey Ren Vestfalya Almanya'nın kalbi gibi. Bu bölge ekonominin can damarı durumunda. Ayrıca Almanya’da finansmana ulaşma da çok kolay” değerlendirmesinde bulundu.

Almanya’nın, Çin-ABD geriliminden dolayı tedarikte çeşitliliği artırdığını ifade eden Pelister, “Onlar Çin'e alternatif olarak Türkiye'yi görüyorlar. Ya orada şirketleşmek ya da orada ortaklıklar kurmak lazım. Biz Almanya'da olursak Almanya burada olursa çok büyük avantajlar yakalayacağız” dedi. Türkiye’nin en büyük sorununun ölçek büyütme olduğunu kaydeden Pelister, “Finansmana erişime de kolaylık lazım. Biz ölçeğimizi kafa yapımızdan ve teknolojiden dolayı büyütemiyoruz” dedi.


EMİN ARMAĞAN ŞAKAR / ELEKTRA ELEKTRONİK GENEL MÜDÜRÜ
PANDEMİDE ALMANYA’DA ŞİRKET KURMANIN ÖNEMİ ORTAYA ÇIKTI

• 2001 yılında yaşanan krize dek Almanya'da ciddi bir ticaret yaptıklarını belirten Elektra Elektronik Genel Müdürü Emin Armağan Şakar, kriz sürecinde Almanya'daki firmaların onları bıraktığını söyledi. En önemli çıkış yakaladıkları dönemin Almanya'daki fuarlara katıldıkları süreç olduğunu aktaran Şakar, "Almanya'da bir iş kurduk. Oradaki şirketimiz vasıtasıyla Avusturya'da da mal satmaya başladık” dedi. Pandemi sürecinde orada şirket kurmanın ne kadar anlamlı olduğunun farkına vardıklarını kaydeden Şakar, "Gidip gelemesek bile her şey orada yolunda gidiyor. Almanya'ya şirket kurmanın en büyük avantajı Ortadoğu ülkelerine ihracat yapmamızın kolaylaşması oldu” diye konuştu. Ortadoğulu ülkelerinin üretilen ürünlerde Alman malı adı geçmesini istediklerini kaydeden Şakar, "Ayrıca hedefim Almanya'da firma satın almaktı fakat Alman şirketler bu konuda aşırı muhafazakâr, satmak istemedi. Ama biz pes etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

YİĞİT AKGÜN / ZEN PIRLANTA GENEL MÜDÜRÜ
FIRSATLAR DEĞİL PLANLAMA ÜLKESİ

• Düsseldorf'ta şirket kurduklarını dile getiren Zen Pırlanta Genel Müdürü Yiğit Akgün, "Marka yaratmak katma değer yaratmak düşüncesiyle bu sürece girdik. Markalaşmak için Almanya'daki birçok satış kanalından ürünlerimizi aldık ve markalaşmaya koyulduk” dedi. Özellikle Almanya ve Avrupa'da tüketicinin markaya inanmasının çok uzun bir süren bir süreç olduğunu aktaran Akgün, "Almanya bir fırsatlar ülkesi değil bir planlama ülkesidir. Süreçleri çok iyi okumak lazım” şeklinde konuştu. Personel konusunda da çok titiz davranmak gerektiğini belirten Akgün, "Biz daha çok Almanya'da büyümüş Türk ailelerinden arkadaşlarımızı istihdam ediyoruz. Almanya'da Alman gibi davranmak gerekiyor. Ayrıca Türkiye'de çok iyi çalışan bir işçu Almanya'da da çok iyi çalışacak diye bir şey yok” dedi.

SAFA BAYAR YAVUZ / ASAŞ ALÜMİNYUM GRUP BAŞKANI
MÜŞTERİLERE YAKIN OLMAK İÇİN ALMANYA TERCİH EDİLMELİ

• Almanya'nın üreticiliğinin çok yüksek olduğunun altını çizen Asaş Alüminyum Grup Başkanı Safa Bayar Yavuz, "Türkiye'nin de Almanya'nın da güçlü yönleri var. Baktığımız zaman çok farklı sektörlere de hitap ediyoruz” dedi. Almanya'nın gayri safi milli hasılasının büyüklüğüne dikkat çeken Yavuz, "İhracat tarafı da ciddi rakamlarda, neredeyse bizim 9 katımız ihracatları var” diye konuştu. Bölgedeki kültürel alanların da bu büyüklüğü sağlayan faktörler olarak dikkat çektiğini ifade eden Yavuz, şöyle devam etti: "Mevcut müşterilerimize yakın olmak için de Almanya tercih edilmeli. Buradaki üniversite - sanayi işbirlikleri de çok değerli. Ayrıca genel olarak ulaşamadığımız müşteri kitleleri de var. Onlara yakın olduğumuz zaman kabiliyetimizi artırmış oluyoruz. Türk yatırımcılar için orada ciddi bir fırsat söz konusu.”

SONER ARSLAN / METAXDOOR YÖNETİM KURULU BAŞKANI
ALMANYA HER ANLAMDA EVİMİZ GİBİ HİSSETTİĞİMİZ BİR ÜLKE OLDU

• Kapı üretimi yaptıklarını ve Almanya'daki faaliyetlerine 3 yıl önce başladıklarını bildiren Metaxdoor Yönetim Kurulu Başkanı Soner Arslan, şunları kaydetti: "Bir şekilde Almanya'da olmamız gerektiğini düşündüğümüz bir dönemde ülkede yatırım kararı aldık. İthalat ve ihracat noktasında ciddi sorunlar yaşıyoruz. Almanya'da ithalatın çok kolay olduğunu gördük. Almanya'da hemen hemen her iş kolunda personel var. Burada firmalara avantajlar sağlanıyor. Bu bölge yatırım için son derece ideal bir bölge olarak dikkat çekiyor. Evimizde gibiyiz. Almanya'da bulunmak bizim ihracatımıza da ciddi bir katkıda bulundu.”

EMRE ALPAGUT / ELKON BETON SANTRALLERİ GENEL MÜDÜR YARDIMCI
ALMANYA’NIN KALDIRAÇ ETKİSİNİ GÖRDÜK

● Elkon Beton Santralleri Genel Müdür Yardımcı Emre Alpagut, son 20 yıldır ihracata yönelik çalıştıklarını dile getirdi. Almanya’da faaliyet gösterdikleri süreç içinde hiçbir zaman dezavantaj yaşamadıklarını ifade eden Alpagut, Almanya’nın kaldıraç etkisini gördüklerinin altını çizdi. İhracat konusunda da ayrıca kolaylık yaşadıklarını söyleyen Alpagut, “Almanya’dan çevre ülkelere daha kolay mal satılabiliyor” dedi.

MUSTAFA TECDELİOĞLU / ÇETİN CIVATA YÖNETİM KURULU BAŞKANI
TÜRKİYE'DEKİ ALIŞKANLIKLARLA ORADA TİCARET YAPILMAZ

● Kuzey Ren Vestalya’nın sektörleri için oldukça büyük önem taşıdığını dile getiren Çetin Cıvata Yönetim Kurulu Mustafa Tecdelioğlu, “Almanya çok önemli bir pazar, Almanya'da kalite büyük bir önem taşıyor. Firmaların sürekliliği de Almanlar için büyük bir önem taşıyor. Türkiye'deki alışkanlıklarla orada ticaret yapılmaz. Bizim markamız Almanya'da biliniyor. Orada olmamız gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

BELİĞ ÜNLÜER / NEDEX GRUP GENEL MÜDÜRÜ
DÜNYADA YER EDİNMEK İÇİN BU BÖLGEYİ SEÇTİK

Krizlere karşı alternatifler geliştirdiklerini anlatan Nedex Grup Genel Müdürü Beliğ Ünlüer, "Biz stratejimizi buna göre ayarlıyoruz. Farklı ülkelerde yatırımlar yapıyoruz. Alanımız olan kimyanın ana vatanı da Almanya. Biz de bu yüzden burada yer almak istedik. Dünya pazarında yer edinmek için bu kararı aldık” şeklinde konuştu. Almanya'ya gidilince imajın da düzeldiğini belirten Ünlüer, “Almanya’da olunca daha fazla ciddiye alınıyorsun. Hammaddeye daha kolay ulaşılıyor. Üstelik daha uygun fiyata ve daha uygun şartlarda” dedi. ABD'li bir şirketin lisans hakkını aldıklarını söyleyen Ünlüer, “Almanya’da faaliyet göstermemiz bu lisans hakkını kolay almamızı sağladı” dedi. Almanya’nın bir vergi cenneti olmadığını da bildiren Ünlüer, “Orada daha fazla vergi ödüyorsun ama doğru düzgün de para kazanılıyor” şeklinde konuştu.

ZAFER YILDIRIM / ORJİN GRUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI
TÜRKİYE’NİN DE KENDİ MARKASIYLA AVRUPA’DA OLMASI GEREK

● 1973 yılında Almanya'ya giderek sünger yatak tesislerini araştırdığını belirten Orjin Grup Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Yıldırım, “Almanya'daki insan ilişkilerinden çok etkilendim. İlk defa Hugo Boss ile çalıştık. Onlardan mağazacılık öğrendik. Bugün tekstil yapmak, sıradan bir ürün yapmak Türkiye'nin işi olmamalı. Marka yapmalıyız” diye konuştu. Ülke imajının da çok önemli olduğunu dile getiren Yıldırım, “Türkiye'nin de kendi markasıyla Avrupa'da olması gerekiyor” ifadesini kullandı. Almanya'da başka Türklerin de yatırımının olmasının güzel bir avantaj olduğunu söyleyen Yıldırım, “10 -20 sene sonra Almanya'daki Türk diasporasının çok kuvvetli olacağını düşünüyorum” açıklamasında bulundu. Türkiye’nin stratejik kararlarıyla ilgili de konuşan Yıldırım, eskiden iki kutuplu bir dünya olduğunu belirterek, “Türkiye şimdi yoluna tek kutupla ilerlemek istiyor. Ben Türkiye'nin buradaki yaklaşımını doğru buluyorum. Biz artık iki kutbun ağzına bakarak ilerleyemeyiz. Belki de durum kutupsuzluğa doğru gidecek” dedi.
 

KAYNAK : www.dunya.com

KAFIAD YAYIN TARIHI : 09-09-2020

 
  Paylaş      
 

KAFİAD